Kadınların Bloğu

Kategoriler



Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

SELÜLİT KRALİÇELERİ

‘Sabahların Sultanı’ Seda Sayan, Bodrum-Göltürkbükü’nde yeni aldığı villasında havuz başında güneşlenirken objektiflere yakalandı.

Seda Sayan’ın bacaklarının ve kalçalarının aşırı selülitli olması dikkat çekti. Gazetecilerin fotoğraflarını çektiğini fark eden Seda Sayan hemen yerinden kalktı ve pareosunu giyerek selülitlerini saklamaya çalıştı.

Seda Sayan önceki gün gazetecilere “Bikiniyle denize girmem, Hülya Avşar gibi madara olmaya niyetim yok” demişti.

<****** type="text/**********"> changeTarget(document.getElementById("news_content"))



Tarih: 17:50, 16/7/2007 Kategori: Kadin Sagligi
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Sibel’den selülit tüyoları

"Akşam Sefası" adlı yeni albümünü çıkaran Sibel Can, meslektaşlarına "selülitsiz görüntülenme" tüyoları verdi:

Önce biraz yanacaksınız. Sonra güneş yağını sürüp, akşam 6’dan sonra denize gireceksiniz. Bu şekilde görüntülenirseniz vücudunuz kaymak gibi çıkar. Güneş tepedeyken görüntülenirseniz kusurlar ortaya çıkar. Suyun yansıması vücudunuzda selülit gibi durur. Ben öğlen görüntülendim ama zaten benim selülitim hiç yok. Benimki genetik. 

Öğlen denize girdiği için Hülya’nın (Avşar) başına bu geldi. Yoksa ben Antalya’da baktım, öyle selüliti falan yok. Pırıl pırıl vücudu var. Bikini seçimi de önemli. Bikinin altı, kalça kemiklerinizin üzerinde durmalı. Bu kadını daha uzun ve zayıf gösterir. Kalın bikini altı ise, kısa boylu ve şişman görünmenize neden olur.

Adımı söylerken destur alın

"Akşam Sefası" adlı yeni albümünü çıkaran Sibel Can, Kelebek’e özel açıklamalarda bulundu. 23 yıldır müzik piyasasının içinde olduğunu ve saygı beklediğini belirten ünlü sanatçı, "İyi ile kötünün ayrımı yapılmalı. Öyle her önüne gelen artık hakkımda atıp tutamaz. Adımı söylerken, önce destur alın" dedi.

Akşam Sefası kaçıncı albümünüz oldu?

- 16’ncı. İlk albümümü 17 yaşında Orhan Gencebay’la çalışarak yaptım. 760 bin satmıştı. Çok iyi sesler var ama ben de kendi kulvarımda iyi bir yerde olduğuma inanıyorum.

Yeni albümünüzde Sezen Aksu’nun, Tarkan’ın ve Serdar Ortaç’ın şarkıları da var. Duyduğuma göre hiçbiri sizden ücret talep etmemiş...

- Evet, hiçbiri benden para almadı. Çok şanslıyım. Sezen Aksu başımın tacıdır. Onun üzülmesini hiç istemiyorum. Bir konserinde baştan sona ona vokal yapmayı çok istiyorum. Buradan Serdar’a (Ortaç) Tarkan’a ve diğer müzisyen arkadaşlarıma da çok teşekkür ediyorum. Yine çok güzel bir aşk albümü hazırladığımı düşünüyorum. Şarkıların bütününde kendimden bir şeyler bulamazsam, okuyamam... Ben, şarkılarımla hayata tutunuyorum. Annemin vefatından sonra bu albümü hazırladım. O yüzden "Akşam Sefası", en kıymetli albümlerim arasında yer alıyor.

Sibel Hanım, 14 yaşından itibaren yani 23 yıldır sanat camiasının içindesiniz. Kimseyle polemiğe girmiyorsunuz. Gerçekten zor bir işi başarıyorsunuz.

- Kimseyle küs olmak istemem. Huzuru ve sakinliği seviyorum. O yüzden herkesten uzak yaşıyorum. Kendimi her gün gazetelerde de görmek istemiyorum. 


Ama arada bir hoşluklar da yapıyorsunuz. Mesela geçen yıla damgasını vuran tangalı fotoğrafınız. Bunlar istem dışı hareketler mi?

- Evet. Benim bazı hareketlerim istem dışı oluyor. Mesela yıllar önce bir konserimde eteğimi tutmam, olay olmuştu. Yıllardır o hareket konuşuluyor. Bunun sebebi de sanatçı ışığım galiba... Sahnedeki Sibel Can’ı ben bile tanıyamıyorum. O Sibel Can’ın, ne repertuvarına, ne kostümüne, ne tavrına, ne duruşuna ne de dansına müdahale edebilirim. Ama sahneden indikten sonraki haliniz de çok önemli. İşte ben bunu ayırt edebiliyorum. Sahne sanatçısı Sibel ayrı, anne, ev kadını Sibel ayrı. Bunu ayıramazsanız, arayış içinde, dengesiz, aile hayatı dağılmış, hayatına bir sürü ilişkiler girmiş mutsuz bir insan olursunuz. Ben, Sezen Aksu ve Tarkan bu ayrımı çok güzel yapabiliyoruz. O yüzden herkesle barışığız, huzurluyuz.

Hülya Avşar bu ayrımı yapabiliyor mu?

- Hülya çok büyük zorluklara katlandı. Ben onun kadar olamazdım. Ben daha ani kararlar verir, bitirirdim. O çok sabırlı davrandı. O yüzden ani çıkışlarının olması çok normal. Ama uzun bir süredir Hülya’nın da sahneyle özel hayatını net ayırabildiğini görüyorum. Ben de sahneden indikten sonra sıradan bir kadın oluyorum. Aslında bu camianın içinde aykırı bir çiçeğim ben.

HÜLYA AVŞAR’IN SELÜLİTİ YOK

Aykırı çiçek!


- Sezen Aksu’nun bir şarkısı bu... Yeni albümümde var. Aykırılığımı ise anlatayım; 14 yaşında Maksim Gazinosu’nda sahneye çıktım. Dansımla Türkiye’ye damga vurdum ve en güzel dönemimde de dansözlüğü bıraktım. 1986 yılında, 17 yaşında assolist oldum. Yine mesleğimin zirvesindeyken, 17 yaşında evlendim. 21 yaşında çocuğum oldu, 24 yaşında bir kez daha anne oldum. Daha ne olsun? Bunların hepsi bizim camiamıza göre aykırı hareketler değil mi? 

Sulhi Bey’le aşk evliliği mi yaptınız?

- Evet, çok güzel bir aşk evliliği yaptım... Sulhi ile tanıştığımda 30 yaşındaydım. O yaşlarda daha aklı başında oluyorsunuz ve adam gibi seviyorsunuz. Tabii ki, heyecan oluyor ama 20 yaşındaki gibi olmuyor. Kadınlar, 30 yaşındayken hayatlarını güçlü bir erkekle birleştirmek isterler. Sulhi bana çok sahip çıktı, güven ve güç verdi. Sevgimiz hiç azalmadı. Her gün daha da büyüyor. İyi ki Allah onu karşıma çıkardı.

Kim tanıştırmıştı sizi?

- Koral Sarıtaş... Ona buradan teşekkür ederim. Biliyorsunuz, çok tatsız, üzüntülü bir boşanma yaşamıştım. Ondan sonra evlenmeyebilirdim. Ama çocuklarım vardı ve onların boynunu büktürmek istemem. İyi ki Sulhi’yle tanışmışım, iyi ki onunla evlenmişim. Yoksa bu patırtının içinde hayatta yapamazdım. 

Tangalı fotoğrafınıza kızmadı mı Sulhi Bey?

- Kızdı tabii ki. Benimle 3-4 gün konuşmadı. Konuşmaması bana daha çok acı verdi. 

Sulhi Bey’den çekinir misiniz?

- Korkmam ama çok sayarım. Tangalı fotoğrafımın çekildiği teknenin sahibi, Sulhi’nin yakın arkadaşıydı. Yanımdakiler de ev hanımıydı. Onlar bu olayın nasıl olduğunu anlatınca, o da anladı. Ben öyle halka açık bir yerde dolaşmadım ve bir yıldır bu olayın konuşulması beni çok sıktı. Vallahi bu yaz korkudan Bodrum’a gitmek bile istemiyorum. Ama Sulhi gitmek istiyor. Dolayısıyla ben de gideceğim. Dikkat edeceğiz artık.

Sizde selülit var mı?

- Yok... Çok şanslıyım, genetik bir özellik galiba... 

Hülya Avşar desem...

- Hülya’da da selülit yok. Geçen gün Antalya’ya beraber gittik. Baktım da çok güzel bir kadın. Öyle selülitli falan da değil yani. Hiçbir şeyi yok. Pırıl pırıl vücudu var. Bakın, ışıklar insanı çok yanıltıyor. Hülya’nın geçen gün gazetelerde çıkan görüntüsü de selülit değil, suyun yansımasından kaynaklanan bir görüntüydü. Onlar gölgeydi... Öğle güneşinde kim denize girerse girsin, aynı durum ortaya çıkar. Hülya’ya bu kadar haksızlık yapılmamalı. Bakın, Hülya Avşar, Sezen Aksu, Tarkan, Ajda Pekkan, İbrahim Tatlıses gibi bir sürü kıymetli sanatçılarımız var. Onlara artık zarar verilmemeli. Ayrım yapmasını bilmeliyiz.

Kendiniz için de böyle bir talebiniz var mı?

- Var tabii. 23 yıldır müziğe hizmet ediyorum. Az bir zaman değil. Yıllarıma ve okuduğum şarkılara biraz saygı bekliyorum. Öyle her önüne gelen hakkımda atıp tutamaz. Artık benim hakkımda konuşurken, destur almanız şart.

Öğlen fotoğraf çektirmeyin

Fotoğraflarda vücudunuzun kusursuz görünmesini istiyorsanız, şimdi söyleyeceklerime kulak verin; önce birazcık yanacaksınız. Sonra güneş yağını sürüp, akşam altı gibi denize gireceksiniz. O saatte çekilen fotoğrafta, vücudunuz kaymak gibi çıkar. Ama benim tangalı fotoğrafım öğlen çekildi. Bunun da altını hemen çizeyim. Bikini seçimi de çok önemli. Bikinin altı, kalça kemiklerinizin üzerinde durmalı. Bu kadını daha uzun bacaklı ve zayıf gösterir. Kalın bikini altı ise, kısa boylu ve şişman görünmenize neden olur.

Helin’in türküsü

İkinci ilkokulumu annem Sezer Cangüre adına Van’da yaptırıyorum. Allah kısmet ederse 2007-2008 eğitim yılına yetişecek. Ben, okuyamayan çocuklara çok üzülüyorum. Bu konuda eylül ayında da bir projem olacak. TOÇEV’le birlikte eğitime katkıda bulunmak üzere bir single çıkaracağım. Bu single’da "Helin" adında bir türkü olacak ki, bu türkünün hikayesi gerçek... Helin, ailesi tarafından para karşılığında kendisinden 40 yaş büyük bir ağayla evlendirilmek isteniyor. Ama o, evlenmek değil, okumak istiyor. Ailesinden kaçıp, öğretmenine sığınıyor. Öğretmen Ailesiyle konuşmaya gidiyor ama onlara engel olamıyor. Okuldan alınan Helincik, evlenmek istemediği için kendini uçurumdan aşağı atarak canına kıyıyor. İşte Helin’in türküsünden elde edilecek gelirin hepsi, okumak isteyen çocuklara harcanacak.


Tarih: 17:43, 16/7/2007 Kategori: Kadin Sagligi
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

SELÜLİT`TEN NASIL KORUNULUR?

Kilonuzu koruyun. Günde 1500 kalori alın.
Çok hareket edin, örneğin jogging yapın, bisiklete binin, yüzün, jimnastik yapın.
Ayrıca vitamin ve mineral alın. A ve E vitaminleri deriyi düzgünleştirir, magnezyum metabolizmayı harekete geçirir, fosfor ve silisyum dokuları kuvvetlendirir.
Vücudun fazla suyunu atması için beyaz ve kırmızı turp, maydanoz, kereviz, çilek ve pilav yiyin.
Tuz, şeker, alkol, sigara, koyu çay, kahve, çikolata, kızartma ve undan uzak durun.
Derinin kanla beslenmesini teşvik edin. Örneğin masaj eldiveni ile kendi kendinize yapacağınız masajla, bir sıcak, bir soğuk duşu sorunlu yerlere tutun. Saunaya gidin.

SELÜLİT BİR HASTALIK MIDIR?
Evet, selülit bir hastalık olup tıptaki adı Hidrolipodistrofidir.

SELÜLİT TEŞHİSİNİ KENDİMİZ KOYABİLİR MİYİZ?
Evet. Cilt iki parmak arasında kıstırıldığında, cildin dış tabakasında girinti ve çıkıntılar meydana gelir ki tıpta buna portakal kabuğu görünümü denir.

SELÜLİT KADINLARDA HANGİ BÖLGELERE YERLEŞİR?
Uyluğun üst kısmı, dizin ve bileğin iç kısımları, kaba et ve baldırların arkası ve üst bacaklara genelde süvari pantolonu şeklinde yerleşir.

SELÜLİT REJİMLE GEÇER Mİ?
Hayır, selülit tüm zayıflama rejimlerine karşı direnç gösterir. Özel bir tedavi gerektirir, kendi kendine geçmez.

SELÜLİT NELERDEN OLUŞUR?
Selülit üç elemandan oluşur: 1-Dayanıklı hale gelmiş bölmeli bir konjonktif doku. 2-Su molekülleri ve tuz molekülleri. 3-Konjonktif doku içine hapsolmuş yağ hücreleri birikintileri. Bu bölgesel yağ birikimi, cildin hareketliliğinin azalması ve kalınlığının artmasıyla kendini gösterir. Elle dokunulduğunda cilt pütürlü, sertleşmiş ve muntazam olmayan bir görüntü verir.

SELÜLİT AĞRILI MIDIR?
Evet, selülit ağrılı olabilir. Ağrının şiddeti selülit`in sinir liflerinin üzerine yapmış olduğu basınç derecesiyle orantılı olarak değişir.

ZAYIF KADINLARDA SELÜLİT OLUR MU?
Evet, selülit zayıf hatta sıska kadınlarda bile görülebilir.

SELÜLİT`İN NEDENLERİ NEDİR?
Hormonal nedenler: Hiper folikülin, yani kadınlarda yumurtalardan salgılanan folikülin hormonunun artışı. Bu hormon, dokularda su tutma özelliği nedeniyle selülit`e zemin hazırlar.
Soya çekim: Anne selülit`li ise çocuğunda da selülit görülebilir.
Dolaşım bozukluğu (damar yetmezliği): Selülit ve damar yetmezliği birbirine paralel gider. Yani selülit damar yollarında oluşur ve damarları sarar, sıkar. Bu durum kan dolaşımını daha da zorlaştırır ve varisler meydana gelir. Bu da damar yetmezliği, selülit, varis, daha ileri derecede damar yetmezliği olarak gittikçe ciddi boyutlara varır.

SELÜLİT`İN OLUŞMASINDA DİĞER NEDENLER NELERDİR?
Kabızlık, hipotiroid, doğum kontrol hapı kullanımı, karaciğerin kötü fonksiyonu ve sinirsel düzensizlik.

SELÜLİT KAÇ AŞAMADA GELİŞİR?
Selülit üç aşamada gelişir. Birinci aşaması dolaşım bozukluğudur, damarlardan çıkan su dokulara dolar. Dokular acılı ve duyarlıdırlar. Ödemli denilen bu devrede başarılı bir şekilde tedavi yapılabilir. Bu devrede tedavi yöntemi mezoterapidir. İkinci aşamada, ödem daha da fazlalaşır. Bu aşamada selülit`i buradan atmak oldukça güç olmasına karşın, tıpta mezoterapi ile başarılı bir tedavi mümkündür. Üçüncü aşamada, bu dokularda biriken yağ, su ve tuz molekülleri organizma tarafından kullanılamaz ve selülit yerleşir.

SELÜLİT`TE NASIL BİR BESLENME REJİMİ UYGULANMALIDIR?
Rejimin, su açısından zengin, tuz açısından zayıf olması gerekir. Selülit tedavisinde tuzu asgari düzeye indirmek gerekir. Balık, kabuklu deniz ürünleri, kümes hayvanı ve yumurta yenilerek protein açısından zengin bir beslenme uygulanır. Proteinler ödemi önler ve iştah artırır. Şekerlemeler, hamur işleri, bakliyat kaldırılmalıp, alkolden uzak durulması gerekir. Zira alkol kanda yağa dönüşür ve vücutta birikir.

SELÜLİT HANGİ YÖNTEMLERLE TEŞHİS EDİLİR?
Termografi: Vücutta kan dolaşımının normal olduğu bölgelerde vücut ısısı da normal olur. Dolaşım bozukluğu olan yerlerde kanlanma azalacağı için, bu bölgeler vücudun normal ısısından daha soğuk olur. Selülit`in oluşma nedenlerinden biri dolaşım bozukluğu olup termografi ile dolaşım bozukluğunun ve selülit`in yeri de teşhis edilir.

Ekografi: Bir çeşit ultrason cihazı olup uygulandığı yerin, ayrıntılı olarak görünümünü sağlar. Selülit`e uygulanma amacı deri kalınlığının ve yağ tabakasının kalınlığının ölçümüdür.

Manyetik rezonans: Vücudun 3 boyutlu incelenmesi imkanını sunar. Bu sayede cilt kalınlığı, yağ tabakası ve oluşabilecek ikincil, üçüncül (tümör, yapısal bozukluklar) nedenlerin varlığının ya da yokluğunun tespitini sağlar.

SELÜLİT`TE UYGULANAN MEZOTERAPİ YÖNTEMLERİNDE HEDEFLENEN AMAÇ NEDİR?
Tedavinin asıl amacı selülit`i oluşturan süreci tersine çevirmek ve yağ hücreleri düzeyinde lipolizi tekrar harekete geçirmektir. Yani, birikimi ortadan kaldırmak, lenf ve kan dolaşımını rahatlatmak, lipoliz mekanizmasını tekrar harekete geçirmektir.

LİPOLİZ NEDİR?
Yağ hücrelerinin boşluğunda depolanan yağların kimyasal olarak parçalanması ve eritilmesi, enerji olarak vücuda verilmesi olayı olarak tanımlanır.

KİŞİ SELÜLİT`Lİ Mİ DOĞAR?
Hayır, kişi selülit`li doğmaz. Ne bebek, ne de çocuklarda selülit olur. Selülit gerçek olarak erişkinlik döneminde ortaya çıkar. Ancak selülit`te kalıtım önemli rol oynar. Kalıtımın kesin surette etkili olabilmesi için, hem anne hem de babada yağ fazlalığına ilişkin sorunların bulunması gerekir. Bu durumda kişinin, ilk ergenlik belirtilerinden itibaren ve daha sonra da yaşamının değişik evrelerinde, örneğin gebelik ve menopoz gibi hormonal açıdan çok önemli zamanlarda da izlenmesi gerekir.

HAMİLELİK SELÜLİT`E UYGUN ORTAMI HAZIRLAR MI?
Vakaların çoğunda hamilelik gerçekten selülit`in belirmesine neden olur. Çünkü doğumdan önce ve doğumdan sonra meydana gelen hormonal değişimler, gerçek bir dengesizliğe neden olur. Doğumdan sonra selülit biraz azalsa da bir miktar selülit birikimi kalır.

MENOPOZ DÖNEMİ ŞİŞMANLAMA DÖNEMİ MİDİR?
Menopoz döneminde özellikle kiloda fazlalığa doğru belirli bir eğilim olur. Ayrıca hormonal dengesizlik, vücudun su tutması ve selülit görülür. Psikolojik açıdan, kadın cinselliğindeki değişim ve buna eklenen çeşitli olaylar kadınlarda depresyona doğru bir eğilim yaratabilir. Kadınlar da kendilerini avutmak için genellikle kontrolsüz ve hatta oburluğa varan bir yeme alışkanlığının içine düşer ve kilo alırlar.

SPOR SELÜLİT`İ TEDAVİ EDER Mİ?
Hayır. Sert sporlar, vücudun belirli bir kısmını çalıştıran ve düzensiz yapılan sporlar hiçbir işe yaramaz. Selülit`e karşı en etkili spor tempolu yürüş ve yüzmedir. Fakat tıbbi olarak, bütün sporlar içinde en iyisi jimnastiktir. Bunun bir avantajı da herkes tarafından istenildiği yerde, istenilen zamanda ve şekilde uygulanabilmesidir.

SELÜLİT ÇOK OLDUĞUNDA TEDAVİSİ DAHA MI ZORDUR?
Hayır. Tedavi daha uzun sürer, ama daha güç olmaz. Yöntem her zaman aynı olup esas zor olan, hastaya kendini sevmeyi öğretmek, harekete geçirmek ve mücadele bilinci kazandırmaktır.

ERKEKLERDE NİYE SELÜLİT OLMAZ?
Erkeklerde selülit olmamasının en önemli nedeni onlarda başka hormonların, özellikle de yağlı hücre oluşumunda hiçbir etkisi olmayan erkeklik hormonunun bulunmasıdır.

SELÜLİT BÜYÜME ÇAĞINDA TEDAVİ EDİLMELİ MİDİR?
Selülit, genellikle büyüme çağında ortaya çıkar. Psikolojik bir sorundan kaynaklanan bir oburluğun sonucu olmadığı halde 14-15 yaşlarında selülit oluşması, hormonal bir düzensizliğin işaretidir. Genç kızlarda selülit oluştuğunda, düşük kalorili bir rejim izlenebilir, spor ve jimnastik yapılabilir ve çok gerekirse mezoterapi uygulanabilir.

ŞİŞMANLIK İLE SELÜLİT ARASINDA NE FARK VARDIR?
Bu ikisini kesinlikle karıştırmamak gerekir. Eğer kişi şişmansa mutlaka selülit`i de olur. Ama selülit`in cildin derin dokularını bile etkileyen, temelde hormonal kökenli özel bir bozukluk olduğunu bilmek gerekir. Bu bozukluk, son derece zayıf kadınlarda bile görülebilir. Fazla kiloların tüm vücuda yayılmasına karşın selülit, bacak, baldır, kol gibi belirli bölgelerde görülür.

SIK SIK KİLO ALIP VERMEKTEN NİYE KAÇINMALIYIZ?
Bazı kimseler sürekli kendilerini kısıtlamaktansa, çok kötü bir görünüş alıncaya kadar yiyip şişmanlar, sonra da bu kilolarını çok hızlı bir şekilde vermeye çalışırlar. Bu sistemin sakıncaları çok fazladır. Bu tür rejimler organizma için zararlı, metabolizma içinse korkunçtur. Ayrıca sık kilo alıp verme, mekanik faktörler nedeniyle cildin kendini bırakmasına neden olur, deride çatlaklar meydana gelir.

GÜNDE 3 LİTRE SU İÇİLMELİ Mİ?
Toksinleri ve zararlı maddeleri vücuttan atmak için, günde ortalama 1.5 litre su içmek gerekir. Ancak bu, herkes aynı miktarda su içecek demek değildir. Çünkü her insanın gereksinim duyduğu miktar değişir. Genel olarak içilecek sıvı miktarı kiloyla da ilişkilidir. 100 kiloluk bir kişi fazla zorlanmadan bir günde 3 litre su içebilir. Oysa 40 kiloluk biri için bu miktar fazla gelebilir. Ayrıca, vücutları su tutan kadınlar, içmeye başlar başlamaz şişkinlik meydana gelir. Bu durumda selülit`ten önce bu rahatsızlığın tedavisi ele alınmalıdır.



Tarih: 17:37, 16/7/2007 Kategori: Kadin Sagligi
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Selülit Tedavisi: Mezoterapi

    Ilk defa 1952 de Fransiz doktor PISTOR tarafindan tanimlanmistir. Mezoterapi; agri veya 
hastaliklari, vücutta bulunduklari yere lokal olarak uygulanan mikro enjeksiyonlar yoluyla
kontrol altina alan ya da tedavi eden bir tibbi uygulamadir. Latince "meso=orta" ve
"terapi=tedavi" kelimelerinden meydana gelmis olup "orta deri tedavisi" anlamindadir.
Agiz yoluyla ya da kas veya damar içine yapilan enjeksiyonlar yoluyla alinan ilaçlarin aldiginiz
miktarlarinin tümü ilgili hedef organa kadar ulasamamaktadir.Çünkü ilaçlarin emilimi sirasinda
bir kismi emilmeden parçalanarak atilir. Bu yüzden alinan ilacin etkisi sinirli kalmaktadir. Ayrica
sistemik yolla alinan ilaçlar kan yoluyla tüm vücuda yayilabildigi için hastalikla ilgisi olmayan
ancak o ilaçtan etkilenebilen diger organ ya da dokularimizi da etkileyecektir ve istenmeyen
yan etkiler olusabilecektir.

Mezoterapi ise sadece sorunlu bölgeye küçük miktarlarda yapilan
mikroenjeksiyonlarla , hiç bir istenmeyen yan etkiye neden olmaksizin problemi çözecektir.
Mezoterapi, çok ince ve kisa igne uçlari ( 4 - 6mmlik 29 - 30g igneler ) kullanilmak suretiyle
uygulanan bir yöntemdir. Hissedilen agri ignelerin boyutlariyla paralel olarak oldukça azdir.
Bununla birlikte uygulama sahasi dezenfekte edildikten sonra lokal anestezik spreyler araciligi
ile uyusturularak tüm hissin kaybolmasi da saglanabilir. Mezoterapide ilaçlarin buradan emilimi
çok az oldugu için sistemik dolasima ilaç geçisi de yok denecek kadar azdir. Yapilan enjeksiyon
sayisi; hastaya, hastaliga ve enjeksiyonun yapilacagi bölgenin anotomisine bagli olarak
degisiklik göstermektedir.

Mezoterapi, selülitin her üç aşamasında da en etkili tedavi yöntemidir.

Venöz ve lenfatik dolaşımı düzelterek, dokuda oluşan ödemi önlemekle kalmaz, yağları
parçalayıp, ayrıştırarak oluşan nodülleri de küçültüp, zamanla kaybolmalarını sağlar.Ayrıca
bozulan bağ dokusunu yeniden yapılandırarak selülitik görüntüyü düzeltir.

Enjekte edilen karışım genellikle dolaşımı düzenleyici, yağ parçalayıcı ve bağ dokusunu
yapılandırıcı ilaçlardan oluşur. Bu karışım tedavi edilecek bölgede deri içine 2-3 mm. derinliğe
pek çok noktaya mikrodoz enjeksiyon şeklinde dağıtılır. Böylece tedavi edilecek bölgede cilt
dokusu ilaç ile adeta sulanır.

Selülitin yağ birikimindeki anormallikle ilgili bir sorun olması nedeniyle, mezoterapi
enjeksiyonları tüm metabolizmanın düzene sokulması için tasarlanmış olup, tedavi programına
uygun bir şekilde özenle yapılmalıdır. Bu yaklaşımla yapılan uygulamalar, kilo kaybını artırır
ve tümüyle vücut sağlığında pozitif bir değişim etkisini de beraberinde getirirler.

Seans sayısı selülitin evresine ve kişinin durumuna göre değişmekle birlikte genellikle haftada
bir yapılan 10-12 seanslık bir dizi tedavi yeterli olmaktadır. Nüksleri önlemek açısından rapellerin
büyük önemi vardır.

Mezoterapi

Bölgesel zayıflama ve selülit tedavisinde kullanılan mezoterapi teknik olarak, dolaşım
düzenleyici, yağ eritici ve yağ taşıyıcı ilaçlarla belirli vitaminlerin bir karışım halinde cilt
altına, mezoderme çok ince iğnelerle verilmesidir.Sellülitli alanda kan akımının ve lenfatik
dolaşımın düzenlenmesiyle, yağ depozitleri çözülür, yağ hücreleri yağlarını yakmaya başlar
ve sertleşmiş bağ dokusu düzelir.

Günümüzde Karboksiterapi ile birlikte selülitin en geçerli tedavisi olarak kabul edilen
Mezoterapi; Bölgesel kan akımını ve lenf akımını arttırır, Enjekte edilen ilaç kokteyli sayesinde,
orta derinin üzerine hapsolmuş ve vücut tarafından kullanılamayan yağ hücreleri, serbestleşip
dolaşıma katılır, Portakal kabuğu görüntüsünden sorumlu olan fibröz sert bağların kopmasına
neden olur,Lenfatik drenajı arttırır.

Seans sayısı hastanın yağlanma şekli ve selülit tipine göre farklılık gösterse de ortalama
6-12 seans uygulanan Mezoterapi tedavisiyle 1 aylık sürede yaklaşık 1-2 beden incelme hedeflenir.
Eğer hasta diyet ile bunu korursa sonuçlar kalıcıdır. Mezoterapi, karın, bel, kol ve bacaktaki
bölgesel yağlanmaların giderilmesinde liposuctiona alternatif bir tedavidir. Diyetinize dikkat
eder ve egzersiz yaparsanız, tekrarlama ihtimalini azaltırsınız.



Tarih: 17:30, 16/7/2007 Kategori: Kadin Sagligi
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

SELÜLIT TEDAVISI (LPG CELLU M6)

Selülit tedavisinde FDA belgeli tek cihaz: LPG Cellu M6

LPG Endermolojisi aspirasyon (emme) ve dönme aksiyonlarının birlikte kullanılarak deri ve deri altı dokulara negatif basınç uygulanması prensibine dayanan bir masaj metodudur.

Dünyanın selülit tedavisinde etkinliği bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış FDA belgeli tek endermoloji cihazı LPG’dir. LPG’nin en son geliştirilen modeli Cellu M6 Keymodule, hastaya ve uygulama alanına göre seçilebilen 3 ayrı başlığa sahip olup, başlıklarında yoğunluk, hız ve yönleri ayarlanabilen birbirinden bağımsız motorize rulmanlar içermektedir. Cihazdaki bilgisayar sistemi hasta özelliklerine göre çok sayıda program ve protokol seçimine olanak sağlamaktadır.

 

Selülit nedir?

Selülit özellikle kadınlarda görülen ve adiposit adını verdiğimiz derialtı yağ hücre gruplarının kan ve lenfatik dolaşımı bozmasıyla oluşan bir  fenomendir. Kan ve lenfatik dolaşımı etkilenen bölgede zaman içerisinde yağ hücre gruplarının arasında oluşan fibrotik bantlar deride çöküntülere ve portakal kabuğu görünümüne neden olmaktadır.

LPG nasıl etki yapmaktadır?

LPG uygulamaya alınan bölgelerde kan dolaşımı ve lenfatik dolaşımı arttırmakta, metabolik atıkların eliminisyonuna yardım ederek doku drenajı sağlamakta, mevcut fibroz bantları serbestleştirerek deriye esneklik kazandırmaktadır. LPG uygulaması ile deriden kasa kadar tüm cilt altı dokuların yeniden şekillendirilmesi sağlanır.


LPG endormoloji uygulamaları nasıl yapılmaktadır?

LPG tedavisi, hastaya göre değişen protokol ve programlar seçilerek yapılmaktadır. Uygulamalar, 10-20 seans arasında değişmektedir. Tedavi sırasında her hastaya özel uygulama çorabı  giydirilmektedir. LPG endermoloji tedavisi tamamen ağrısız olmasının yanı sıra hastada stres azaltıcı ve rahatlatıcı etkilere sahiptir. Her bir seansta uygulama 35 dakika sürmektedir.

LPG kilo kaybı yapar mı?

Endermoloji, esas olarak selüliti tedavi etmekle birlikte uygulanan alanlarda lokal incelmeler de sağlamaktadır.

LPG, liposuction ameliyatına alternatif bir tedavi midir?

Liposuction vücut kontur düzeltmesi sağlayan ve yağ hacmini azaltan etkin bir cerrahi yöntemidir. Ancak selüliti ve deri düzensizliklerini tam olarak yok etmez. LPG vücut kontur düzeltmelerinde liposuctiona alternatif bir yöntem olmamakla birlikte liposuction’la kombine edildiğinde daha mükemmel sonuçlar alınmasını sağlar.

LPG spordan daha etkili midir?

Spor, vücut sağlığı için kaçınılmaz önemde olmakla birlikte oluşmuş selüliti yok etmemektedir. En ideal olan LPG endermoloji tedavisi ile birlikte spor kombine edilmesidir.

LPG’nin uygulama alanları nelerdir?

LPG Cellu M6 Keymodule, hem estetik amaçlı hem de tedavi amaçlı birçok uygulama alanına sahip bir cihazdır.

 

Estetik amaçlı uygulama alanları

  • Selülit tedavisi

  • Vücut kontur düzeltmeleri ve lokal inceltmeler

  • Sarkık derinin tonus ve elastikiyetini artırma

  • Liposuction sonrası iyileşme sürecini hızlandırma ve düzensizlikleri ortadan kaldırma Diğer estetik ameliyatlar sonrası skarların yumuşatılması ve düzensizliklerin giderilmesi

Tedavi amaçlı kullanım alanları

  • Spor yaralanmaları

  • Fizik tedavi uygulamaları (Fibrozit, tendinit, lumbalji, servikalji...)

  • Travma ve yanık sonrası skarlar

  • Cerrahi ve travma sonrası oluşan ödem

  • Lenfodem tedavisi


Tarih: 17:24, 16/7/2007 Kategori: Kadin Sagligi
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı








<- | Sonraki Sayfa ->

Sağlıklı Yaşam youtube Dizi İzle Seksi Resimler