Kategoriler
Bağlantılarım
*
*
*
*
|
Güzide'den selülit itirafı
Güzide'den selülit itirafı
Top model Güzide Duran, starların korkulu rüyası olan selülit sorununa
nokta koydu: Ben dahil tüm kadınların selüliti vardır!..

Ünlü manken Güzide Duran, plaj sezonunun açılmasıyla birlikte gündeme
oturan "Kim selülitli, kim değil" tartışmasına nokta koydu. Kendisi
dahil tüm kadınlarda selülit olduğunu söyleyen Güzi, "Dünyaca ünlü top
modeller bile bunu itiraf ediyor. Bazen ışık da yanıltabiliyor insanı.
Mesela selülitli olduğu söylenen Hülya Avşar'ı çok yakından gördüm ve
bence mükemmel fit bir vücudu var. O ışık bana vursa benim de selilütüm
varmış gibi gözükebilir" dedi. Zayıflıktan kurtulup, ilerde balık etli
bir kadın olmak istediğini vurgulayan Güzide Duran, "Kadın dediğin
gerçekten dolgun olmalıdır" şeklinde konuştu.
BODRUM'U SEVMİYORUM Eylül
ayında New York'ta düzenlenecek 'Amerika Moda Haftası'nda Atıl
Kutoğlu'nun defilesine çıkacak olan Duran, tatil için Bodrum'u seçmeme
nedenini ise "Bodrum açıkçası zevk aldığım, hoşnut olduğum bir yer
değil" diye açıkladı. Duran, nişanlısı Moris Kohen'le arasındaki boy
farkına dair de şunları söyledi: "Moris ile aramızda boy farkı mı var?
Ben hiç görmedim. Ben de, Moris benden uzun diye problem ediyordum! Boy
farkı niye sorun olsun ki; bence aşk her şeye değer."
|
Tarih: 13:43, 16/7/2007 Kategori: Guzellik ve Bakim |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
İŞTE SİZE EVİNİZDE YAPABİLECEĞİNİZ DOĞAL
|
CİLT TEMİZLİĞİ: Bir çorba kaşığı kekiği bir bardak su ile çay gibi demleyin.Soğuyunca süzün.Cilt yağlıysa kekiğe bir fincan gül suyu, kuru ve karma ciltlere iki ölçü gül suyu katın ve bir pamuğu batırıp yüzünüzü silin.Cam bir kapta buzdolabına koyup uzun süre kullanabilirsiniz. Çiğ salatalığı rendeleyin.Çıkan su kadar süt katın ve 2 gün cildinizi temizleyin. 3-4 üzümü tabağa sıkın ve bu suyla cildinizi temizleyin. GÖZ ALTLARI İÇİN ÖZEL BAKIM: Göz altındaki torbacıklar,şişmeler ve morlukları gidermek için, kuşburnunu lapa şeklinde pişirin.Küçük steril bir gazlı bezle ped yapıp gözaltına koyup bekletin. CİLTTEKİ LEKE VE YAZIN ÇIKAN ÇİLLERİ YOK ETMEK: Bir yumurta akına 15 damla limon suyu damlatın ve bitki losyonuyla temizlenmiş cilde 3 kat sürün. Haftada 2 -3 kez yapılınca ciltte leke kalmaz.Yumurta akı aynı zamanda ciltteki gözenekleri sıkıştırır, cildi pekiştirir.Limon ise leke açıcıdır. SİVİLCELER: Maydonozu elinizle küçük küçük koparıp tahta bir havanda ezin.3-4 damla limon katıp haftada iki kere sivilcelerin üzerine maske yapın .maskeleri gözaltına sürmeyin.Bu şekilde ciltteki lekeler açılır,sivilceler kurur.Marulu da aynı şekilde yapabilirsiniz. SİYAH NOKTALARI GİDERMEK İÇİN: Bir tatlı kaşığı mısır ununu bir kaşık yoğurtla karıştırın.Banyodan çıktıktan sonra yüze ve siyah noktaların üzerine dağıtıp yavaş yavaş ovun. 2 dakika sonra yıkayın.Cildi parlatır yumuşatır. Mısır unu yoksa galeta ,yulaf ezmesi veya kepekli bisküvi ezilerek yapılabilir. ÇABUK KIRILAN TIRNAKLAR:tırnak bakımında ise , kat kat ayrılan tırnaklar ve yarılan tırnak etleri için ,bir fincan zeytin yağının içine biraz limon sıkın, akşamları 5 dakika parmaklarınızı içinde bekletin.
|
Tarih: 13:20, 16/7/2007 Kategori: Guzellik ve Bakim |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Makyajı mutlaka temizleyin!
Göz bölgesinin daha fazla bakım ve özen istediğini
anlatan Göz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Mahmure Borlu, kadınlara şu
önerilerde bulunuyor: "Gözler için bilinçli bakım son derece önemli.
Göz
sağlığının ve güzelliğinin anahtarları; makyajı temizlemeden yatmamak
ve doğru göz kremi ile makyaj malzemelerini kullanmaktır. Bu noktalara
dikkat edilmediğinde alerjiden göz enfeksiyonuna kadar birçok tehlike
göz sağlığını tehdit eder.
Kullanılan malzeme gözde kızarıklık,
sulanma, batma gibi yakınmalar yaparsa doktora danışmak şart. Yoğun yağ
içeren kozmetik malzemelerinden de uzak durmakta fayda var. Çünkü yağ
direkt gözyaşına karışıp bir tabaka oluşturarak görmeyi puslandırıyor."
|
Tarih: 18:23, 20/3/2007 Kategori: Guzellik ve Bakim |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Dolgun dudaklara sahip olabilirsiniz
Dolgun dudakları niçin güzel buluyoruz biliyor musunuz? Çünkü dolgun dudaklar bir anlamda gençliğin simgesi.
Neden mi? Zamanla kadınlık hormonlarının üretimi azaldıkça kadınların
vücudunda önemli dğeişimler olur. Doğurganlığın azalması, cildin
kuruması, saçların azalması ve dudakların incelmesi bu
dğeişimlerdendir. İşte bu nedenle belki de bilmeden kalın ve dolgun
dudakları güzel buluyoruz. Eğer dudaklarınız zamana yenilip eski
dolgunluğunu yitirdiyse bu konuda önlem alabilir ve küçük bir girişimle
birkaç yaş geriye dönebiliriz.
Enjeksiyon
Yabancı dolgu madde enjeksiyonu
Kolajen ve hyalurinik asit dudaklara dolgun görünüm vermek için en sık
kullanılan yabancı dolgu maddeleri. Bunların uygulaması son derece
basit ve kişi günlük hayatına hemen dönebiliyor. ancak dezavantajları
kalıcı bir çözüm getirmemeleri. Çünkü en fazla 6 ay içinde dudaklar
eski haline dönüyor.
Operasyon
Kişinin kendi dokusuyla
Hastanın kendi vücudundan alınan yağ ve deri gibi dokuları kullanarak
da dudaklar dolgunlaştırılabiliyor. Bu dokularla hazırlanan doku
kokteyli dudaklara enjekte ediliyor. Çok komplike bir işlem değil ve
lokal anesteziyle yapılabiliyor. Kişinin kendi dokusu olduğu için
alerji riski de yok. Ancak bu dokular da zamanla eriyor, işlemde
kalıcılık sağlamak için birkaç kez tekrarlamak gerekiyor.
Kesilerle
Dudakları dolgu maddeleri kullanmadan çeşitli kesi teknikleriyle daha
kalın ve biçimli görünür hale getirmek olası. Bu operasyonlarda amaç
dudak kenarlarını daha dışarı taşırmak ve dudaklara daha kalın bir hal
kazandırmak. Bu operasyonun sonucu kalıcı oluyor ve değişmiyor. Bu
operasyonlar da dolgu maddesi enjeksiyonları gibi lokal anestezi
altında yapılabilen basit girişimler.
|
Tarih: 16:42, 5/3/2007 Kategori: Guzellik ve Bakim |
Yorum (3) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
Hangi sebze, neye iyi geliyor?
Sebze ve meyveler ne kadar çiğ ve taze yenirse faydaları da o kadar çok oluyor.
Demir yönünden zengin olan ıspanak, diğer yapraklı sebzelere nazaran
daha çok protein içeriyor. Biberde bulunan bol beta karoten ve C, P, K
vitaminleri mideyi kuvvetlendiriyor. A vitamini ve fosfor kaynağı
patlıcan sinirlere iyi geliyor, kalp çarpıntısını gideriyor. Sadece
lahana çeşitlerinde bulunan U vitamini, mide ve bağırsakların iç
yüzeyini koruyor, oralardaki yaraların iyileşmesini sağlıyor. Fosfat ve
potasyum ihtiva eden karnabaharın içeriğinde aynı zamanda kadınları
göğüs kanserine karşı koruyan ‘indol-3 karbonal’ bulunuyor. İçeriğinde
bolca, güçlü bir kanser savaşçısı olan beta karoten bulunduğundan
brokoli, yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi besinlerden biri...
ISPANAK
ABD’de, tüketimde ıspanak salatası başı çekiyor. Demir yönünden zengin,
koyu yeşil yapraklı ve güzel tadı olan ıspanak, diğer yapraklı
sebzelere nazaran daha çok protein içeriyor. Salatada yenilen çiğ
ıspanak, harika bir lif kaynağı. Ispanak suyu, bol C vitamini ile soğuk
algınlıklarına karşı dayanıklılık veriyor ve hemoroid rahatsızlığına
iyi geliyor.
Ispanak, provitamin A, C vitaminleri, demir ve çeşitli enzimlerce çok
zengin olup, bu maddeler, insanda bol kan yapıyor. Ispanak ayrıca,
kemiklerin ve dişlerin sağlamlığını temin ediyor. Ispanak suyu, kalp
adalelerini de kuvvetlendiriyor. Özel enzimi ile pekliği giderip
bağırsak zehirlenmesini önlüyor. Kalp rahatsızlığı olanlara, haftada
1-2 fincan taze sıkılmış ıspanak suyu içmeleri öneriliyor.
Uzmanlar, ıspanağın, karaciğeri, lenf bezlerini, kan dolaşımını
uyardığını belirterek, hamilelere, ‘kanlı-canlı bir bebeğe sahip
olmaları için’ bol ıspanak yemelerini tavsiye ediyor.
FASULYE
Taze fasulyenin, vücudun çalışmasını, gelişmesini ve tamirini
sağladığını vurgulayan uzmanlar, genç-ihtiyar herkese tavsiye ediyor.
Uzmanlar, taze fasulyenin, pankreas bezesini, böbrekleri, karaciğeri ve
kalbi kuvvetlendirdiğini, albümin ve şekerde de çok fayda verdiğini
bildiriyor.
BEZELYE
Kansızlığı gideren ve pekliği geçiren taze bezelyenin, kan kanserine
karşı koruyucu etkisi olduğunu ifade eden uzmanlar, gıda değeri ve
insana zarar vermeme bakımından fasulyeden daha üstün olduğunu
savunuyor.
SİVRİ BİBER
Uzmanlar, biberlerde, bol beta karoten, C, P ve K vitaminleriyle bazı
alkoloidler bulunduğunu kaydederek, bunların, mideyi
kuvvetlendirdiğini, iştah açtığını ve mide tembelliğini giderdiğini
söylüyor. Özellikle acı biberin, erkeklerde cinsel isteği arttırdığını
belirten uzmanlar, P vitamini ile damarları yumuşatıp kanamayı
önlediğini, K vitamini ile de kanın pıhtılaşma kabiliyetini arttırarak
kanamaları durdurduğunu bildiriyor.
PATLICAN
Uzmanlar, patlıcanın, A vitamini, fosfor ve kendine has bazı esanslara
sahip olduğunu, bunlarla sinirleri teskin ettiğini ve kalp çarpıntısını
giderdiğini vurguluyor. Patlıcanın pankreas, karaciğer ve böbrekleri
kuvvetlendirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki fazla suyu dışarı
boşalttığını ve kilo verdirdiğini kaydeden uzmanlar, şeker
hastalarının, patlıcan salatasından çok fayda gördüğünü, kansızlığa iyi
geldiğini, kanı arttırdığını ve kalbe sükunet verdiğini ifade ediyor.
Uzmanlara göre, patlıcan, en sağlıklı olarak kül veya ocakta pişirilip
kabukları soyulmalı ve ince kıyılmalı.
LAHANA
Bol miktarda B, C ve E vitamini ve potasyum içeren lahananın, şeker ve
romatizma hastaları için de çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, bol
arsenik, kükürt ve vitaminleri ile kanı temizleyip cildi
güzelleştirdiğini, bol idrar söktürdüğünü, vücuttaki suyu ve zehirli
maddeleri idrarla dışarı attığını bildiriyor. Uzmanlar, lahananın
kansızlığı giderdiğini ve kansere karşı etkili olduğunu da kaydediyor.
Uzmanlar, sadece lahana çeşitlerinde bulunan U vitamininin, mide ve
bağırsakların iç yüzeyini koruduğunu, oralardaki yaraların iyileşmesini
sağladığını da vurgulayarak, bu sebzenin, yaşlanmayı önleyici ve kalp
krizine karşı koruyan bir mineral kabul edilen selenyumun kaynağı
olduğunu hatırlatıyor. Uzmanlar, selenyumun ayrıca, sağlıklı görünüşlü
bir cilt verdiğini ve erkeğin cinsel gücünü arttırdığını da belirtiyor.
KARNABAHAR
Fosfat ve potasyum ihtiva eden ve içeriğinde, kadınları göğüs kanserine
karşı koruyan ‘indol-3 karbonal’ bulunan karnabaharın, lahanadaki besin
değerinin çoğuna sahip olduğunu bildiren uzmanlar, “Karnabahar çiçek
olduğu için, bol bol fosfor ve vitaminleri, cinsiyet hormonu, bol E
vitamini ve protein içerir. Bu maddeleri ile cinsel gücü arttırır, buna
bağı olarak kalp rahatsızlıklarını da giderir. Sinirleri ve beyni iyi
çalıştırır, onların yıpranmasını önler” diyorlar.
BROKOLİ
Uzmanlar, brokolide, havuçtakinden daha fazla beta karoten bulunduğunu
söyleyerek, bu sebeple yenilebilecek, suyu içilebilecek en iyi
besinlerden olduğunu kaydediyor. Beta karotenin, güçlü bir kanser
savaşçısı olduğunu vurgulayan uzmanlar, yemek borusu, mide, bağırsak
kanserleri tehlikesini azalttığını ifade ediyor.
Brokolinin ayrıca, B1 ve C vitamini ile dolu olduğunun altını çizen
uzmanlar, yüksek miktarda kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum
maddeleri içerdiğini belirtiyor. Mineral ve demir eksikliğini gideren
brokolinin vitamin deposu olduğunu bildiren uzmanlar, suyunun havuç
veya elma suyu ile karıştırılarak içilmesinin de faydalı olduğunu
kaydediyor.
PIRASA
Pırasanın bol vitaminleri, mineralleri ve çeşitli nitritleri ile çok
şifa verici özelliği bulunduğunu vurgulayan uzmanlar, mide-bağırsak
rahatsızlıkları, deri hastalıkları, damar sertliği için faydalı
olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, pırasa yemeğinin, bağırsaklara
yumuşaklık verip pekliği giderdiğini, hemoroidi olanlara da ferahlık
sağladığını bildiriyor. Uzmanlar, pırasa çorbasının, böbrekleri
çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ve vücutta birikmiş üre asidi ve
ürat tuzlarını dışarı attığını ifade ediyor.
ENGİNAR
Karaciğer ve kalbin en iyi dostu olan enginarın kanı temizlediğini ve
yorgunluğu giderdiğini vurgulayan uzmanlar, diğer zehirli maddeleri ve
yorgunluk maddelerini idrarla dışarı atarak vücuda dinçlik verip
dinlendirdiğini söylüyor. Uzmanlar, enginarın, beyin yorgunluğunu
çabucak geçirdiğini, kalp adalelerini kuvvetlendirdiğini, onu rahatsız
eden üre ve kolesterolü düşürerek kalbin rahat çalışmasını sağladığını,
şeker hastaları için de çok faydalı olduğunu, mide ve bağırsakları
dezenfekte ederek ishalleri durdurduğunu kaydediyor.
KEREVİZ
Kerevizin yaprak ve saplarının, bol vitaminleri ve çeşitli madeni
maddeleriyle çok faydalı olduğunu belirten uzmanlar, mideyi
kuvvetlendirdiğini ve iştah açtığını bildiriyor. Uzmanlar, kerevizin,
iç salgı bezlerini ve özellikle vücutta çok çeşitli vazifesi olan
böbrek üstü bezlerini çalıştırdığını, sinir yorgunluğunu da önlediğini
ifade ediyor. Kanı pisliklerinden temizlediğini ve sivilcelerin
geçmesine, yüzün pembe bir hal almasına yaradığını vurgulayan uzmanlar,
kerevizin diğer faydalarını şöyle sıralıyor: “Karaciğerin şişliğini
giderip onu yorgunluk maddelerinden temizliyor. Sarılığı gideriyor,
böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor. Böbreklerden kumu,
taşı döküyor. Şişmanları zayıflatıyor ve cinsel faaliyeti çok
arttırıyor.”
SEMİZOTU
Semizotunun, kanama hastalıklarında ve peklikte çok faydalı olduğunu
kaydeden uzmanlar, kanı temizlediğini, bol idrar söktürdüğünü, kanı,
üre ve benzeri pisliklerinden temizlediğini, sinir krizleri ve beyin
yorgunluğunu geçirdiğini, böbrekteki kum ve taşı döktüğünü bildiriyor.
Semizotunun, şeker hastalarının susuzluğunu azalttığını, şişmanlara
kilo verdirdiğini belirten uzmanlar, semizotu, yeşil salata olarak
yenirse faydasının fazla olduğunu ifade ediyor.
PATATES
Avrupa ve ABD’de mutfağın baş köşesinde yer alan patatesin besleyici
maddelerinin çoğunluğunun, kabuğunun hemen altında veya yakınında
olduğunu belirten uzmanlar, bu sebeple patatesin, kül veya buharda
pişirildikten sonra soyulması gerektiğini vurguluyor.
Patatesin mutlaka salata veya soğanla yenilmesi gerektiğini ifade eden
uzmanlar, patates, yağda kızarmış olarak yenmezse kilo aldırmadığını,
şişmanlar ve şeker hastaları için iyi bir gıda olduğunu bildiriyor.
Şeker hastalarının, ekmek yerine bol patates yiyebileceğini söyleyen
uzmanlar, ancak potasyumun zayi olmaması için, patateslerin külde veya
çift tabanlı tencerede pişirilmesi gerektiğini kaydediyor.
Uzmanlara göre, patatesin yaklaşık yüzde 20’si karbonhidrat ve kalori
değeri oldukça düşük. Bol B vitaminleri, C vitamini, protein, kalsiyum,
demir ve fazla miktarda potasyum içeriyor. Orta boy bir patates, günlük
C vitamini miktarının 1/3’ünü temin ediyor. Sindirimi kolaylaştırıyor.
Bağırsakları, böbrekleri ve kanı temizliyor, kabızlığı önlüyor. Kansere
karşı koruyor ve yorgunluğa karşı birebir.
DOMATES
Bol ve çeşitli vitaminleri, mineralleri ve faydalı organik asitleri ile
tıbbi değeri çok yüksek bir sebze olan domatesin, vücuda kükürt, fosfor
ve organik sodyum verdiğini vurgulayan uzmanlar, bir domatesteki C
vitamininin, tavsiye edilen günlük miktarın yüzde 50’sinden fazla
olduğunu bildiriyor.
Uzmanlar, domatesin damarları yumuşattığını, kanı durulttuğunu, üre
miktarını düşürdüğünü, vücudu gençleştirdiğini belirterek, kalp,
karaciğer, böbrek bozuklukları ve şekerliler için çok faydalı olduğunu
ifade ediyor.
Domatesin, böbrekleri çalıştırarak bol idrar söktürdüğünü ifade eden
uzmanlar, vücutta biriken üre asidi ve ürat tuzlarını eriterek idrarla
dışarı attığını, vücutta biriken suyu boşalttığını kaydediyor.
Uzmanlar, kansere tutulmamak için domatesin iyi bir sebze olduğunu
bildiriyor.
Domatesin C ve E vitaminleri içerdiğini, zengin bir potasyum kaynağı
olduğunu ve çok az miktarda tuz bulunduğunu söyleyen uzmanlar, yüksek
kan basıncını düşürmeye yardımcı olduğunu ve vücudun su tutmasını
engellediğini ifade ediyor. Domatesin hazmı kolaylaştırdığını,
özellikle nişastalı yiyeceklerin (hamur işleri, kuru erzak) kolay
sindirilmesini sağladığını vurgulayan uzmanlar, kabuk ve
çekirdekleriyle bağırsakları harekete geçirdiğini ve pekliği
giderdiğini belirtiyor.
SOĞAN
Soğanda bol miktarda A, B ve özellikle C vitamini, bol fosfor, iyot,
silis, kükürt gibi vücuda çok faydalı maddeler, antibiyotik vazifesi
gören esanslar ve hazım arttırıcı fermentler bulunduğunu kaydeden
uzmanlar, kalp ve prostat bozukluğu, pankreas tembelliği (şekerliler),
sinir zafiyeti, romatizma, cilt hastalıkları, cinsel iktidarsızlık,
mide zayıflığı gibi hastalıklarda çok fayda verdiğini, bol idrar
söktürdüğünü ve vücutta birikmiş su ve üreyi dışarı attığını
bildiriyor. Soğanın, vücuttaki fazla tuzu da dışarı attığını belirten
uzmanlar, pankreası çalıştırarak insülin ifrazatını arttırdığını ve
kanda şeker seviyesini düşürdüğünü kaydediyor.
Fazla soğan yenen ülkelerde kanserin nadir görüldüğünü ve o ülke
halkının uzun yaşadığını ifade eden uzmanlar, soğanın, karaciğeri ve
bağırsakları dezenfekte edip zehirlerini temizlediğini ve gıdaların
orada vücudu zehirlemesini önlediğini, bağırsak kurtlarını döktüğünü
bildiriyor.
Uzmanlar, ağızda soğan kokusunu gidermek için yemekten sonra biraz
ekmek kabuğu veya maydanoz çiğnenmesinin yeterli olduğunu söylüyor.
Uzmanlar ayrıca, soğanın patateslerden ayrı, kuru, soğuk bir yere
kaldırılması gerektiğini, çünkü soğan ve patatesin birbirini
etkilediğini ve soğanın, patateslerden salınan nemle yumuşadığını
hatırlatıyor.
SARIMSAK
Uzmanlara göre, bu keskin kokulu yumruda, her türlü harika özellik
mevcut. Sarmısağın tansiyon düşürdüğü, kan pıhtılaşmasını azalttığı,
kötü LDL kolesterolünü düş, dürdüğü, bazı mide kanserlerini önlediği,
bağışıklık sistemini güçlendirdiğinin ispatlandığını söyleyen uzmanlar,
sarımsaktaki “allicin” denilen bir maddenin, sadece kendi özgü kokusunu
vermekte kalmadığını, ayrıca bakteri gelişimini önlediğini, vücuttaki
mantarı ve maya oluşumunu tahrip ettiğini kaydediyor.
Uzmanlar, sarımsakta 2 kuvvetli antibiyotik, çok tesirli esanslar, bol
iyot ve kükürt bulunduğunu ve insan sağlığında çok değerli vazife
gördüğünü belirterek, “Damar sertliğini giderir, kanı durultur, kalbi
kuvvetlendirir, bronşları dezenfekte eder, cilt hastalıklarını giderir
ve kansere karşı korur” diyorlar.
Uzmanlar, sarımsaklı yoğurdun, zehirlenmelere karşı insanı koruduğunu
ve sarımsağın en ince damarları dahi temizleyerek oralara kan gitmesini
sağladığını bildiriyor. Uzmanlar, sarımsağın, bütün salgı bezlerini
çalıştırmak ve vücudu zehirlerinden temizlemek suretiyle, genç ve dinç
olmayı, uzun yaşamayı sağladığını kaydediyor.
HAVUÇ
Uzmanlar, havucun, süratle kan yapıcı, kuvvetlendirici, ishal kesici,
peklik giderici, mide ve bağırsağın yakın dostu, safra akıtıcı,
karaciğeri kuvvetlendirici ve yeri doldurulamayan bir sebze olduğunu
söylüyor. Kansızlık halinde, sabah-öğle-akşam taze çıkarılmış 1 çay
bardağı havuç suyu içilmesi, suyu çıkarılamazsa ince rendelenmesi ve
iyice çiğnenerek yenilmesi öneriliyor.
Mide ve bağırsak kanamalarında da havuç suyunun çok faydalı olduğunu
ifade eden uzmanlar, havucun, özel şekeri, A vitamini ve bol
vitaminleri ile karaciğeri kuvvetlendirdiğini, ona rahatsızlığında
kendi kendini tamir imkanı verdiğini, vücuttaki üre asidi, ürat
tuzları, benzeri yorgunluk maddelerini, diğer zehirleri idrarla dışarı
attığını vurguluyor.
Havucun, bol A vitamini ile cilde temizlik ve pembelik verdiğini ve
gözlerin sıhhatli kalmasını sağladığını belirten uzmanlar, kalp
rahatsızlığı ve damar sertliği olanlara havucun çok fayda verdiğini,
her gün yenen bir havucun da akciğer kanseri tehlikesini yarıya
indirdiğini bildiriyor.
Uzmanlar, havuçtaki beta-karotenin de gözleri, yaşlılığın getirdiği
görme zayıflığından koruduğunu ve bağışıklık sistemini
kuvvetlendirdiğini vurgulayarak, havuçların çiğ veya pişmiş olarak
yenilirken asla soyulmaması gerektiğini, sadece temiz yıkamanın kafi
olduğunu kaydediyor.
SALATALIK
Salatalığın kanı temizlediğini, karaciğeri ve böbrekleri çalıştırarak
bol idrar söktürdüğünü ifade eden uzmanlar, idrarla birlikte vücuttaki
üre asidi ve ürat tuzlarını eritip dışarı attığını bildiriyor.
Salatalığın, içeriğindeki bol kükürdü ile kanı temizlediğini, ciltteki
ter bezlerini çalıştırdığını belirten uzmanlar, bol vitamin ve madeni
madde verdiğini, böylece cildin taze ve pürüzsüz olmasına yardım
ettiğini vurguluyor.
Salatalığın kendisi veya suyunun, cildi bir tonik kadar temizlediğini
söyleyen uzmanlar, et yemeklerinin verdiği susuzluğu kestiğini
kaydediyor. Salatalığın, sıcak bir havada iç ısısının dış ısıdan 20
derece daha düşük olduğu ve bu sebeple serinletici olarak yendiği
bildiriliyor.
TURP
Uzmanlar, çeşitli esansları, bol C vitamini, iyot ve kükürdüyle turpun,
karaciğeri midçalıştırdığnı, böbreklerdeki kum ve taşı döktüğünü,
bronşlara çok iyi tesir ettiğini, dalak şişliğini giderdiğini ve cildi
güzelleştirdiğini ifade ediyor. Uzmanlar, turpun bağırsakları
dezenfekte edip pekliği giderdiğini, akşam yenilen turp veya içilen bir
bardak turp suyunun çok iyi uyku verdiğini söylüyor.
MAYDANOZ
Uzmanlara göre maydanoz, dünyadaki en besleyici yiyeceklerden birisi ve
bir demir deposu durumunda. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum,
potasyum, kükürt ve A vitamini bulunuyor. Bir tutam maydanoz, günlük C
vitamini ihtiyacının çoğunu karşılıyor. Böbrekleri, karaciğeri ve idrar
yollarını temizlemeye yardım ediyor. Kan şekerini normal seviyede
tutuyor ve kansere karşı da koruyucu.
MARUL
Bol miktarda çeşitli mineralleri içeren marulun, sinirleri teskin edip
iyi uyku verdiğini ve erkeklerde cinsel arzuyu frenlediğini belirten
uzmanlar, yemekten önce salata şeklinde yenen marulun, şeker
hastalarının kandaki şeker seviyesini düşürdüğünü bildiriyor. Marulun
bol idrar söktürdüğünü ve kanı pisliklerden temizlediğini vurgulayan
uzmanlar, karaciğer ve dalak şişliğini, sarılığı giderdiğini,
kadınlarda adet dönemlerinin, zamanında ve ağrısız olmasını sağladığını
bildiriyor. Uzmanlar, marul suyu, yüze sürülürse ergenlik sivilcelerini
giderdiğini, oralara tazelik ve pembelik verdiğini kaydediyor.
ROKA
Çeşitli esansları, P ve K vitaminleri, çok faydalı mineralleri içeren
rokanın, karaciğerin dostu, mideyi kuvvetlendirici, kansızlığı gideren,
cinsel gücü çok arttıran bir yeşillik olduğu ifade ediliyor. Uzmanlar,
yeşil salata şeklinde yenen rokanın, tadı ve asitleri ile mideyi
çalıştırdığını, hazmı arttırdığını, iştahı açtığını, böbrekleri
çalıştırdığını, idrar söktürdüğünü ve karında toplanan suyu
boşalttığını bildiriyor.
TERE
Terenin, çiğ salatalara lezzet ve canlılık kattığını, ayrıca değerli
bir sebze suyu olduğunu vurgulayan uzmanlar, çeşitli vitaminler ve
özellikle C vitamini, bazı faydalı esanslar ve mineralleri ile çok
tesirli ve faydalı olduğunu belirtiyor. Uzmanlar, terenin, karaciğer,
böbrek ve bronşları çalıştırdığını, gribi geçirdiğini, kanda şekeri
düşürdüğünü, kansızlığı giderdiğini, acı tadı ve diğer maddeleriyle
mideyi çalıştırıp hazmı arttırdığını, iştahsızlık çekenlere çok fayda
verdiğini, bol demiri ile kanı tazelediğini, kansere karşı koruduğunu,
bağırsaklardaki çeşitli solucanları döktüğünü kaydediyor.
Uzmanlar, terenin sinirleri dinlendirdiğini ve cinsel isteği
arttırdığını belirterek, çiğ olarak, az miktarlarda yenilmesini tavsiye
ediyor. Uzmanlar, fazlasının zarar verdiği uyarısında bulunmayı da
ihmal etmiyor.
ŞALGAM
Şalgamın taş ve kum döktüğünü, bronşları boşalttığını, bol idrar
söktürdüğünü ve pekliği giderdiğini söyleyen uzmanlar, şalgamın
yaprakları ince kıyılarak salata şeklinde yenirse yukarıdaki
hastalıklara iyi geldiğini bildiriyor. Uzmanlar, şeker hastalarının da
şalgam yiyebileceğini vurguluyor ve şalgam ne kadar çiğ yenirse o kadar
faydalı olduğunu hatırlatıyor.
Kaynak: Maksimum
|
Tarih: 19:39, 17/2/2007 Kategori: Guzellik ve Bakim |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|